Uzun süre 18. yaşımı bekliyordum. “18 oliyim, şunu bunu yapıcam, şöyle olcam” diyordum. 18 oldum - hala aynıyım (:
Her neyse. 18 yaşım aslında güzel başlamadı. Her ne kadar dilim “doğum günü benim için önemli değil” desede, içim hiç öyle söylemiyordu.
30 Ocak’ı 31′ine bağlayan gece, mesaj bombardımanına uğrayacağımı düşünmüyordum elbette, ama en azından tek bir mesaj gelir diye düşünüyordum - ve o mesaj geldide. Saat 00:00′yi biraz geçmişti Danimarkada, gönderen ise Türkiyede olduğundan orda saat o sıralarda 01:00′i geçmişti. Hayatımda ilk defa böyle saçma bir doğum günü mesajı almıştım, üstelik gönderenin benim üretici kuzenim olması, beni gerçekten hayal kırıklığına uğratmıştı. Normalde o çok güzel mesajlar yazar, beni hep mutlu ederdi. O mesajdan sonra artık kimsenin beni hatırlamayacağı, hatırlasada önemi olmayacağı, sonuçta yenilikci deli dolu kuzenimin bile, öylesine bir mesaj yazdığı konusunda kendimi inandırınca, artık geriye uyumaktan başka birşey kalmıyordu. Bende uyudum…
31 ocak 2009 sabahı cumartesi gününe denk geldiği için, okul vb. olmadığından rahat rahat uyuyabilirdim geç saate kadar. Ama ne hikmet ise, sabahın 8inde uyandım. Dön o yana dön bu yana, yok olmuyor, uyuyamıyorum. Tüm ev ahaliside uykuda, kalksam ne yapıcam? Sonunda dalmışım yine…
O sıralar interneti uzun süre açmamıştım, ortalıkta yoktum. Hem dersler hemde bazı olaylardan dolayı canım istememişti bilgisayarla uğraşmak.
Neyse uyandım ben yine, saat’e bakıyım dedim telefonda, o an ki uyku sersemliğiyle ekranda 2 mesaj alındı yazınca, dedim ben herhalde hala uyuyorum, yoksa bu telefona mesaj geldiğini, helede 2 mesaj birden geldiğini, çok nadir zamanlarda görmüşümdür. Gözlerimi ovuşturarak, açtım mesajları. İlk mesajı okumaya başladım. Gönderende, yazılanlarda çok özeldi ve o mesaja uyanmak gerçekten mükemmeldi. Bir önceki gecenin hayal kırıklığını ortadan kaldırmış ve beni inanılmaz mutlu etmişti. Biricik Patronum sağolsun (: Ama aksilik değil mi işte, tam cevap vericektim, kontör yok! Ne yapiyim ne ediyim derken, ikinci mesajı okudum, oda kardeşimden gelmiş, uzun zamandır internete gelmediğim için merak etmişler derkene, ben hemen PC’yi açtım. Çünkü çağrı dahi atıcak kontörüm yok, belki msn’delerdir diye (nasıl bir düşünceyse, sabahın 9unda, milletin msn’de ne işi olcak? En azından benim pek msn üyem yok o saatte açık olan bir cumartesi günü). Aynen umduğum gibide kimse yoktu, ama cevrim dışı mesajları vardı. Hiç ummadığım kişiler msn’de olsun, facebook’ta olsun, hatta bazıları mail atmış, yazmış hatırlamışlar.
Hepsine tekrar tekrar teşekkür ediyorum, hatırladıkları için!
Gün boyu gelen diğer mesajlar, kuzenlerimden, Danimarkadaki ve Türkiyedeki arkadaşlarımdan… Hepsi çok güzeldi. Gece beni hayal kırıklığına uğratmış olan kuzenimde, sabah beni aramış ve amacının, benim doğumu günümü ilk kişi olarak kutlamak istediği için uyumamış ve uykusuzluktan olsa gerek ki saçma sapan bir mesaj yazdığını kendide anlamıştı, ve bende bu duruma çok gülmüştüm (: Deli kız işte… Hoşuma giden doğum günü olaylarından biriydi onun bu davranışı…
Bazı iyi kız arkadaşlarımda msn nicklerine yazmışlar, Gülüm’de internette “hediye” hazırlamış, görmek isteyenler buraya tıklayarak görebilirler, hatta kesinlikle izleyin, çok güzel :))
Bunların dışında, aşkımın canım ciğerimin sabah yazdığı mesaj ve canım kardeşimin benim için hazırlamış olduğu site
beni çoktan çok mutlu etmişti. İkinizde çok değerlisiniz (:
Kısaca unutulmuş biri olarak geçireceğimi sandığım 18. doğum günüm, hiçte beklentilere uymadı - çok şükür! :))